title

450 Milyon Dolarlık Kayıp

Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, hasat zamanı kullanılan biçerler nedeniyle her yıl 450 milyon dolarlık buğdayın tarlada kaldığını, bu oranın 10 milyon nüfuslu Yunanistan´ın buğday ihtiyacını karşılayacak oranda olduğunu ifade etti.

Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, ülke genelinde hasadı yapılan buğdayın yüzde 8´inin biçerler yüzünden tarlada kaldığını ve bu yüzden büyük kayıplar yaşandığını belirtti. Çelik ayrıca buğday taban fiyatlarının da artırılması gerektiğini ifade etti.

YÜZDE 8´İ TARLADA KALIYOR

Konu ile ilgili konuşan Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, “Ülkemiz buğday zengini bir ülkedir. 18 milyon ton ile 23 milyon ton arasında buğday üreten bir ülkeyiz. Kendi kendine yeten ülkelerden bir tanesiyiz. Son zamanlarda tarımda sıkıntı olsa da verimliliği artırarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Genel Başkanımızın birkaç gün önce bir açıklaması var. 2016-2017 yılı buğday hasadı henüz belli olmadı. 2016 yılındaki hasat 20 milyon ton civarındaydı, bu sene bunun geçileceğini düşünüyoruz. Sıkıntı şurada; özellikle hasat zamanında çiftçilerimiz veya muhtarlarımız bizzat İlçe Tarım Müdürlükleri ve Ziraat Odalarıyla görüşüp biçerlerin hangi durumda olduklarını kontrol ettirmeliler ve bizlerle bağlantılı olarak çalışmalılar. Bunu söylerken herkesi zan altında bırakmak istemiyoruz ama öyle biçerler var ki hasadın yüzde 8´ini tarlada bırakıyor, çiftçiler bunun farkında bile olmuyor. Benzer durumlardan dolayı ülkemizde her yıl vermiş olduğumuz ortalama kayıpla 8-10 milyon nüfuslu bir ülkeye bakabilecek bir buğdayı tarlalarda bırakıyoruz. 450 milyon dolarlık buğday tarlada kalıyor. Hasatta kaybettiğimiz buğday Yunanistan´ın buğday ihtiyacını giderecek derecededir. Burada görev muhtarlara, çiftçilere ve bizlere düşüyor. Yakaladığımız biçeri tarlaya sokmayalım.”

İSRAFIN ÖNÜNE GEÇMELİYİZ

“Genel Merkezimiz zaman zaman kamu spotu olarak ekmek israfına yönelik alışmalar yapıyorlar. Düzenlenen birçok faaliyet ve programda ekmekler çöpe gidiyor. Bırakın 450 milyon dolarlık buğday kaybını, çöpe giden ekmekleri gördüğünüz zaman israfın boyutu karşımıza çıkıyor. Dünyada bu kadar aç insan varken ne kadar büyük günaha girdiğimizi görüyoruz. Genel Merkezimiz kuru ve bayat ekmekle ilgili bir kitapçık yaptı ve biz onları çiftçilerimize, köylerimize dağıttık. Kuru ve bayat ekmekle yapılabilecek yemeklere bu kitapçıkta yer verildi.”

29 MİLYON TL´LİK KATKI

“İnegöl yerelinde bu yıl itibariyle şuanda ortalama buğdayımızı biliyoruz. 400 kilo veren de var 900 kilo veren de var. Dönümden ortalama 500 kilo buğday alıyoruz. 70 bin dekar alanda üretim yapmışız. 35 bin ton buğday üretmiş oluyoruz. 35 bin ton buğdayı 800-850 gibi bir parayla çarptığımızda 28-29 milyon gibi bir rakam ile İnegöl ekonomisine katkıda bulunmuş oluyoruz. Tabi ki bunun bir de saman olayı var, saman da iyi bir getiri aracı oluyor.”

TABAN FİYATLAR YÜKSELTİLMELİ

“Toprak Mahsulleri Ofisi alımlarını devam ettiriyor, özel firmalar alımlarını devam ettiriyorlar. Üretim ve rekolte olarak her şey güzel ama fiyatlardan memnun değiliz. Bugün taban fiyat 1 lira olması lazım. Öbür taraftan baktığımızda bölgemiz çok yağmur aldığı için mevsim değişikliklerinden dolayı buğday tane tutumu esnasında yağmurlar oluştuğunda kalite düşüklüğü söz konusu oluyor. Kalite düşüklüğü bir mazeret değil esasında taban fiyatının düşüklüğü söz konusu. En düşük fiyat 1 lira olmalı. Buğday stratejik bir ürün, etrafımızda sıkıntılar var, düşmanlarımız çok. Her iş durur tarım durmaz. Onun için bırakın 20-21 milyon ton üretmeyi, bizim yedek buğdayımızın bile olması lazım. Çok riskli bir coğrafyada yaşıyoruz, herkesin gözü üzerimizde. Bu anlamda buğday üretimi taban fiyatlarının yükseltilip desteklenmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.